Kitap tanıtımı, reklamı meselesi gerçekten çağın ruhunu, okuma alışkanlıklarını yansıtıyor. Daha önce kitap fragmanlarından bahsetmiş, bir çizgi romanın fragmanını bu sayfalara taşımış, hatta bu hafta True Blood‘ın yemek kitabının tanıtım klibi üzerine konuşmuştuk.
Flavorwire çağdaş klasiklerin yıllar öncesinden kalmış reklamlarını paylaştı. Sadece grafikler değil, yazarların nasıl tanıtıldığını okumak da döneme dair önemli ayrıntılar sunuyor. Yazarlara “yıldız” muamelesi daha fazla yapılıyor gibi geldi. Örneğin Ernest Hemingway’in Güneş de Doğar kitabının reklamında, “Hemingway’in güneşi de bu kitapla yükselecek” mealinde cümleler geçiyor. Yine reklamların çoğunda yazarların bir resmi var gibi. Yazarın kendisinin ön plana çıkarılması hâlâ bu alandaki reklamcılığın belli bir kısmı için geçerli denebilir.
Gelişmelerini heyecanla takip ettiğimiz kitap fragmanlarından da anlayabileceğimiz gibi, kitap reklamcılığının önemli bir kısmının artık kitabın adı, yazarın resmi ve söz konusu eserin bir başyapıt olduğuna dair bir iki cümlenin çok ötesine geçmiş gibi gözüküyor. Fragmanlar, temel “eğlence”nin zeminine edebiyatı yakınlaştırırken, neredeyse sürekliyici hikâyeler yaratıyorlar. Bu açıdan bakıldığında yazardan ziyade hikâyeyi ön plana çıkarıyorlar ve okuyucunun tıpkı film fragmanlarında filmi izlediğini hayal ettiğini gibi, kitabı okuduğunu hayal etmesini hedefliyorlar. Kurt Vonnegut’nun iki ayrı reklamını burada arka arkaya koyma şansına sahibiz. İlki 1969 yılında yayımlanan Mezbaha No. 5 kitabının yine 1969 tarihli reklamı. Burada yazarın resmi tek görsel:
Şimdi de See the Glossary’den yine Kurt Vonnegut’ın “2BRO2B” öyküsünün fragmanını izleyebilir (okumak için de Project Gutenberg’e buyurabilirsiniz) ve nereden nereye diyebilirsiniz. Burada hikâyenin gerçek bir fragmanı verilmiş. Türkiye’de kitap reklamcılığının tartışıldığı yazıları da biriktirmeye çalışacağız, gözünüze çarpanları paylaşırsanız pek seviniriz.
[youtube http://www.youtube.com/watch?v=KXfFxeSvwE8?list=UUUS7lAf60H2whJKOJfK7oXg&hl=en_US&w=560&h=315]
.
Bunu pek beğendim diyenler See the Glossary’nin YouTube kanalından daha fazlasını seyredebilirler. Flavorwire’ın tüm seçkisi aşağıda. Biz en çok Truman Capote reklamını beğendik.
https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/08/hemingway.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/08/vonnegut.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/08/capote.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/sunalsorises.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/amis.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/capote.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/fitzgerald.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/kipling.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/mccarthy.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/miceandmen1.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/pynchon.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/sagan.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/slaughterhouse.jpg|https://koltukname.com/wp-content/uploads/2012/09/winniethepooh.jpg
a a milne|cormac mccarthy|ernest hemingway|f. scott fitzgerald|françoise sagan|john steinbeck|kitap fragmanları|kurt vonnegut|martin amis|reklam|rudyard kipling|see the glossary|thomas pynchon|truman capote|yazarlar
sevillaportakali










